Mehmet Aktaş: Kürt sineması son 10 yılda görünür olmaya başladı

Sadece Kürt filmi olduğu için kimse bir ayrıcalık tanımaz ve ödüllendirmek istemez. O devir geçti. Bu festivallerde, dünya sineması ölçeğinde büyük bir yarışma var. Bunu Kürt sinemacıların başarısı olarak görmek gerekir. Ciddi bir destekten yoksun olmasına rağmen büyük bir özveriyle yapılan çalışmalar.

-Reklam-

Kürt yapımcı ve senarist Mehmet Aktaş, pandemi döneminde 5 uzun metrajlı sinema filmine imza attı. Dünya çapında birçok sektör gibi sinema dünyasının da zorunlu olarak kendini nadasa bıraktığı bu dönemde, bir başarı hikayesi olarak karşımıza çıkan bu çalışma ve yapıtlar üzerine Aktaş ile www.nupel.info için sohbet ettik.

Yado Ciwan

Daha önceleri gazetecilik ve televizyon proğramcılığı ile adından söz ettiren ve son 20 yılda yapımcılık yapan, Berlin Kürt Film Festivalleri düzenleyen Mitosfilm’in sahibi Mehmet Aktaş ile Kürt sinema izleyicisinin merakını giderecek sorular sorduk.

Yaklaşık bir buçuk yıldır süren ve hala devam eden pandemi dönemi Mitosfilm ve Mehmet Aktaş açısından nasıl geçti?

Bu süreç bizim açımızdan çok yoğun geçti. Pandemi başlarken biz bir filmimizin çekimlerini henüz bitirmiştik. ‘İmtihan’, uluslararsı ismiyle ‘Exam’ isimli bir film. Yönetmen Şewket Emin Korki ile Süleymaniye’de çektik. Ondan hemen sonra da yönetmen Husên Hesen ile ‘Bûka Baranê’ diye bir filme başladık. İkinci filmin çekimlerine başlarken, pandeminin ortasına düştük. Maalesef çekimlere iki ay kadar ara vermek zorunda kaldık. Seyahat yasağı da olduğu için Duhok’ta mahsur kaldık. Sadece biz değil tabii, Türkiye’den ve Almanya’dan ekipler de vardı. 4 aylık bir beklemeden sonra, Almanya’nın orada mahsur kalan vatandaşları için tahsis ettiği bir uçakla geri dönebildim.

Yine üçüncü filmimiz için Portekizli bir yönetmenle çalıştık. Ben o ara kalp krizi geçirdim. Kendi yerime, yanımda çalışan genç bir yapımcı olan Roj Haco’yu vekaleten film sahasına gönderdim. Ondan sonra da bir film daha çektik. ‘Bağdat Messi’ isimli bir film. Belçika’da yaşayan bir Kürt yönetmenin, Omar Saim Halife’nin filmi. Bir Kürt-Arap filmi.

 Bu arada büyük geçmiş olsun. Bu filmlerin tüm çekimleri tamamlandı mı, şimdi post prodüksiyon aşamasında mı?

Evet. Aslında arka arkaya bu kadar film çekmek gibi bir planımız yoktu. Bu filmleri, Avrupalı ortak yapımcılar ile beraber yaptık. Bazıları daha önce planlanmıştı elbet. 2020 ve 2021’de çekilmeleri kararlaştırlımıştı ve bir takvime bağlanmıştı, ama pandemi hesaplanmamıştı. Yani bu özel durumda ya vazgeçecektik yada bir şekilde koşulları zorlayıp üstesinden gelecektik. Biz zor olanı tercih ettik.

Merak eden sinemaseverler için bu filmlerin konuları hakkında bize neler söyleyebilirsiniz?

 ‘İmtihan’ filmi, Kürdistan’ın Süleymaniye şehrinde geçen iki kız kardeşin hikayesini anlatıyor. Güney Kürdistan’da eğitim sektöründe yada üniversitelerdeki yolsuzlukları konu edinen bir film. Para ile, rüşvet ile imtihan geçme konusunu, yani eğitimdeki yolsuzluğu anlatıyor. Bu benim için de çok önemli bir konuydu.

Güney Kürdistan Hükümeti’nin yada Süleymaniye’li yetkililerin bu konuyu işlemenize ilişkin herhangi bir itirazları olmadı mı?

Mutlaka oldu. Fakat buna rağmen filmin finansmanı için Süleymaniye’den de devlet yardımı aldık. Bütçenin %35’ini KRG (Kürdistan Bölgesel Hükümeti), %65’ini de Mitosfilm karşıladı. ‘Mastifiye’ diye Güneyli bir yapım şirketiyle ortak çektik. Hem Süleymaniye Valiliği hem de Bölgesel Kürdistan Hükümeti’nin Kültür bakanlıklarından yardım aldık.

 ‘Bûka Baranê’?

‘Bûka Baranê”nin senaristi benim. Yönetmen ve senaryonun ortak yazarı ise Husên Hesen’dîr. Hakeza yapımcısı da benim. Daiş’e karşı savaşa giden bir mayın toplayıcısının hikayesini anlatıyoruz bu filmde. Bu çalışmalar sürerken şehit ilan ediliyor. Şehit ilan edildikten sonra birgün çıkıp geliyor. Bu arada eşi kardeşi ile evlendirilmiştir. Böyle bir ailenin hikayesini anlatıyoruz.

Daha sonra ‘The Bride’ (gelin) diye bir film çektik. Portekizli bir yönetmenin filmi. Daiş’e katılan genç bir Portekizli kızın hikayesini anlatıyoruz. Ben bu filmde ‘exusitiv producer’ rolünü üstlendim. Filmi Musul’da çektik. KRG ve Irak Kültür bakanlıklarından izin alarak çekebildik. Çekimler esnasında ciddi bir sorunla karşılaşmadık. Kürt hükümeti bize ciddi anlamda yardımcı oldu. Askeriye’den aldığımız özel izin ile çekimleri yapabildik. Diğer taraftan, Kürt güvenlik güçleri de bizi tanıyor ve seviyorlar, o açıdan kolaylık sağladılar. Musul Merkez’in de çekimler yaptık ve herhangi bir zorlukla karşılaşmadık.

 Bu filmin Kürtleri ilgilendiren bir konusu yada boyutu var mı?

Direkt değil. Bir Portekizli’nin hikayesi diyebiliriz. Ben sadece yapım aşamasında filme katkı sundum. Filmin yönetmeni olan Sergio Trufo, Portekiz’in en başarılı yönetmenlerinden. Kendisi aynı zamanda filmin senaristi. Portekiz Kültür Bakanlığı filmin finansmanını üstlenmiş.

4’üncü projeniz?

 ‘Bağdat Messi’ filmi. Bu film de; Belçika, Hollanda ve KRG ortaklığıyla çekilen bir film. Yönetmeni Kürt, Saim Xelife. Daha önce kısa versiyonu çekilmiş ve Oscar’a aday gösterilmişti. Büyük bir proje sayılır. Duhok, Musul ve Hewlêr’de çektik.

Peki bu filmler izleyicilerin karşısına ne zaman çıkacak?

 ‘İmtihan’ filmi 20 Ağustos’ta, Avrupanın en büyük film festivallerinden biri olan Carlo Vivaldi’nin yarışma bölümünde gösterilecek ve 4 dalda aday. Aynı zamanda Amerika prömiyerini Toronto Film Festivali’nde yapacağız. Daha sonra da; Busan, Kahire ve Antalya film festivallerinde gösterilecek. Yani dünya çapında önemli film festivalleri bu filmi daha şimdiden istemeye başladılar. 5 kategoride yarışacak. İki film bu yıl içerisinde, diğer ikisi de önümüzdeki sene gösterimde olacak. Pandemi döneminde filmler yığıldı. Biz kendimiz de bilerek geciktiriyoruz. Bizim filmler benzer içerikte oldukları için, dünya film festivallerine aynı yıl 3 film birden göndermek istemiyoruz.

Konu festivallerden açılmışken sormak istiyorum. Son yıllarda uluslararası birçok festivalde Kürt filmleri yer bulabiliyor hatta ödüller alıyor. Size göre bu Kürt filmlerinin bir başarısı mı yoksa bunun arkasında politik bir tutum mu sözkonusu?

Sadece üretim ve kalite ile ilgili bir durum. Kürtler, dolasıyla Kürt sineması daha önce görünür değildi. Son 10 yılda görünür olmaya başladılar. Üretim yapmaya başladılar. Yani asla sadece Kürt filmi olduğu için kimse bir ayrıcalık tanımaz ve ödüllendirmek istemez. O devir geçti. Bu festivallerde, dünya sineması ölçeğinde büyük bir yarışma var. Bunu Kürt sinemacıların başarısı olarak görmek gerekir. Ciddi bir destekten yoksun olmasına rağmen büyük bir özveriyle yapılan çalışmalar.

Bu filmlerde kimler oynuyor, tanıdığımız oyuncular var mı?

Geneneksel Kürt filmlerinden tanıdığımız yüzler var genelde. Husên Hesen, Okkeş Şahbaz, ‘Taşlara Yazılı Hatıralar’ filminden tanıdığımız bazı oyuncular var. Yani ortalama Kürt seyircisinin tanıdığı oyuncular var, yani süperstarlar yok.

 Şu ana kadar gerek yapımcı gerekse de senarist olarak Kürt sinemasına birçok film kazandırdınız. Bunun yanısıra, Yaklaşık 20 yıldır Berlin Kürt Film Festivalleri düzenliyorsunuz. Neredeyse her sene onlarca Kürt filmini seyircilerle buluşturuyorsunuz. Geçen sene festivali pandemi dolayısyla online yaptınız, bu seneki festival için neler söyleyebilirsiniz?

2021 festivalini yine daha önceki yıllarda yaptığımız gibi, seyircili ve sinema ortamlarında yapacağız. Şimdiden filmlerin gösterileceği sinemalar ile anlaşmalar yapıldı. Bu sene 8 Ekim’de start vereceğiz. Berlinli Kürt sinema seyircisinin yakından tanıdığı sinemalar olan; Babylon, Movimento ve Kino FSK salonlarını kiraladık. 50-60’a yakın yeni film gösterilecek. ‘İmtihan’ filmi ile açılışı yapmayı düşünüyoruz. Bizim çektiğimiz filmlerin dışında; Huner Saleem’in ‘Goodbye Soldier’, Mano Xelîl’in Rojava’yı anlatan filmi var. Ve birçok kısa metraj film gösterilecek.

Yani pandemiden dolayı kötü bir sürpriz yaşamazsak durum bu. Bir de geçen festivalden bu yana genç yönetmenlere kısa film kategorisinde ödüller de veriyoruz. Toplam 5 bin Euroluk sembolik bir para ödülümüz var. Bu sene için başvurular başladı zaten. Birçok film geliyor bize. Bu konuda Kürt dünyasını anlatan filmlere kapımız açık. Yabancı yönetmenlerin Kürt içerikli filmleri de dahil. Mesela geçen sene 500’e yakın film başvurusu oldu bize. Ama hepsi Kürt içerikli film olmadığı için eleme yaptık. Bunlar arasında 100 kadar Kürt filmi vardı.

İlginizi çekebilir